ENERJİDE EN ÖNEMLİ SORUNLAR BU YIL PAHALILIK VE DIŞA BAĞIMLILIK

    Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi (CESD) tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen, “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları açıklandı.
    Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (CESD) gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Araştırması”nın sonuçları, 20 Mart 2018 Salı günü Cibali Kampüsü’nde düzenlenen, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz, CESD Müdürü Prof. Dr. Volkan Ş. Ediger ile proje çalışanları Prof. Dr. Çiğdem Kentmen Çin, Prof. Dr. Meltem Ucal, Doç. Dr. Gökhan Kirkil ve Yrd. Doç. Dr. Emre Çelebi’nin katıldığı bir basın toplantısıyla paylaşıldı.

     CESD  Merkez geçen yıl gerçekleştirdiği “Türkiye Toplumunun Enerji Tercihleri Anketi” ni,  bu yıl Türkiye nüfusunun 16 kent merkezinde ikamet eden, 18 yaş ve üzeri bin 235 kişi ile yüz yüze görüşülerek tekrarladı.
      Enerji kamuoyu araştırması Türkiye’nin enerji tüketimi ve politikalarına ilişkin güncel verileri ortaya koyduğu gibi her yıl tekrarlanması nedeniyle zaman içinde görüşlerin nasıl şekillendiği hakkında da bilgi sağlıyor.
      Enerji bağımlılığı ve pahalılığı yine en büyük sorunlar, ancak sıralamada farklılaşma var
     ‘Türkiye enerji sisteminin en önemli sorunu nedir?’ sorusuna 2016’da ankete katılanların yüzde 38,6’sı ‘ithal enerjiye bağımlılık’ yanıtını verirken 2017’de bu oran yüzde 21,8’lik bir kayıpla yüzde 16,8 olarak gerçekleşti. Geçen yıl yüzde 30,8 oranla ikinci sırada yer alan ‘pahalılık’ ise yüzde 11’lik artışla yüzde 41,8’e yükselerek birinci sıraya yerleşti. Öte yandan, geçen yıl sadece yüzde 2,8 oranıyla alt sıralarda bulunan çevre sorunları bu yıl yüzde 13,6 oranında artarak yüzde 16,4 oranıyla üçüncü sıraya yerleşti.
     Sorun sıralamasında pahalılığın ilk sıraya yükselmesine rağmen, fiyatları makul bulanların oranı arttı. Türkiye’nin en önemli sorunlarında ise ekonomi ön plana çıkarken, demokrasi de sıralamaya girdi. Geçen yılki ankette Türkiye’nin en önemli üç sorunu olarak, eğitim (yüzde 27), iç güvenlik (yüzde 21,9) ve ekonomi (yüzde 15,7) görülürken, bu yılki sıralama ekonomi (yüzde 21,9), eğitim (yüzde 19) ve demokrasi (yüzde 11,9) olarak değişti.
     Çevre duyarlılığı da arttı
     ‘Küresel iklim değişikliğine inanıyor musunuz?’ sorusuna evet cevabı verenlerin oranı yüzde 10 artarak yüzde 77,5’ten yüzde 87,5’ye çıktı. Türkiye’de enerjiden kaynaklanan en önemli çevre sorunu hâlâ hava kirliliği olarak görülürken, bitki örtüsünün bozulması seçeneği yüzde 12,9 gibi ciddi oranda artarak ikinci sıraya yerleşti. 2016’da yüzde 19,8 ile ikinci sırada bulunan insan sağlığı ile üçüncü sırada bulunan iklim değişikliği ise oranları azalarak bir sıra geriledi. ‘Hangisinin küresel ısınmaya en fazla etkisi vardır?’ sorusuna verilen yanıtlardaki sıralama 2016’da şehirleşme, enerji ve sanayi şeklinde iken, 2017’de sanayi (yüzde 43,5), şehirleşme (yüzde 24,9) ve enerji (yüzde 10) oldu.
Yenilenebilir enerjiye destek devam ediyor
Yenilenebilir enerjiye destek 2017’de de devam etti. Geçen yıl ‘Dünyada geleceğin enerji kaynağının ne olacağını düşünüyorsunuz?’ sorusuna verilen ilk üç yanıt yüzde 39,9 oranında güneş, yüzde 22,2 oranında doğalgaz ve yüzde 6,9 oranında nükleer olarak belirlenmişti. Bu sene ise ilk üç yanıt yüzde 33,8 ile güneş, yüzde 14,2 ile bor ve yüzde 12,6’lık oran ile doğalgaz olarak gerçekleşti. Bu yıl ‘Türkiye’nin gelecekteki en önemli enerji kaynağının ne olacağını düşünüyorsunuz?” şeklinde sorulan soruya verilen yanıtlar güneş (yüzde 34,1), bor (yüzde 20,9), doğalgaz (yüzde 14,3), rüzgar (yüzde 8,7), petrol (yüzde 6,3), nükleer (yüzde 4,4) ve hidroelektrik (yüzde 1,7) olarak gerçekleşti.
Halk enerjiye en çok ısınma ihtiyacı için para harcıyor. Geçen yıl enerji tüketiminde ısınma yüzde 65 ile ilk sırada yer alırken, yüzde 22 ile aydınlatma ikinci sırada yer alıyordu. Bu yıl bu enerji türleri yaklaşık değerlerle yerlerini korudular.
2016 yılında ankete katılanların yüzde 11,5’lik bir kesim sıcak suyunu güneş enerjisinden elde ediyordu. Bu yılki oranlar doğalgazda yüzde 51,1, elektrikte yüzde 27,2, güneşte ise yüzde 10,7 olarak gerçekleşti.
Evlerin yüzde 66’sında ısı yalıtımı yok
Araştırma kapsamında ortaya çıkan önemli verilerden biri de ısı yalıtımıyla ilgili. Ankete katılım sağlayanların geçen yıl yüzde 65,2’si bu yıl ise yüzde 66,4’ü evlerinde ısı yalıtımı olmadığını belirtti. Soruları cevaplayanlardan yüzde 34,2’lik bir kesimin geçen yıl evlerinde ısı yalıtımı bulunurken, bu yıl bu oran yüzde 32,1 oldu. Anketin bu konuya ilişkin en önemli sonuçlarından biri, bu yıl da evlerde bulunan ısı yalıtımı oranının gelir ve eğitim düzeyiyle bağlantılı olmasıydı.
Enerji projeleri yeterince bilinmiyor, enerji ithalatında Azerbaycan destekleniyor. “Enerjimizi Kendimiz üretelim” diyenler (2016’da yüzde 2,8, 2017’de yüzde 16,2) ve “Ucuz olandan alınsın” diyenler (2016’da yüzde 0,6, 2017’de yüzde 10,1) ikinci ve üçüncü sıraya yükseldi.